We Are Social ve Hootsuit
tarafından yayınlanan 2018 dijital kullanım raporuna göre dünya üzerinde 4
milyar insan internet kullanmakta ve 2 milyara yakın kişisel veya kurumsal web
site arama motorlarında yer almaktadır. Web 2.0 olarak adlandırılan, kullanıcının
içerik oluşturma özgürlüğü tanıyan bu dönüşüm, beraberinde yoğun bir bilgi
kirliliğine sebep olmuştur. Günümüzde düşük bütçe ve çok az bir bilgi birikimi
ile bir web site açmak artık oldukça kolay bir hale gelmiştir. Bu sürecin
demokratikleşme sürecindeki etkisi yadsınmamakla beraber, bu tür içeriklerin
kalitesi ve güvenirliği tartışmaya açık bir hale dönüşmüştür. Bu yazımızda bu
yoğun enformasyonun yaratmış olduğu tahribatlardan daha çok arama motorlarında
bu durumun nasıl işlendiği üzerine durulacaktır.
Arama motorları
içerisinde dünya devi olan Google, birinciliği %91,77’lik bir payla tek başına
üstlenmektedir. Google bu başarısının altında yatan birçok etken olmakla
beraber en çok dikkat çeken özelliği arama motoru algoritmasıdır. Gün geçtikçe
daha etkin bir hale dönüşen; yapay zeka, makine öğrenmesi gibi yeni teknolojik
dönüşümlerle daha da güçlenen bu algoritma, kullanıcının arama motorunda yapmış
olduğu “arama” eylemini en üst düzey verimlilik ile karşılamak için canla başla
çalışmaktadır. Hâl böyle olunca kaliteli içerik oluşturma sürecine ayrıca
Google böceklerini anlamak da dahil olmuştur. Bu arama motorunu iyileştirme
amacı güden botlar, oluşturulan web siteleri ziyaret ederek bilgiler toplamakta
ve bu bilgiler ışığında arama motorunda görünme önceliği belirlenmektedir (veya
engellemektedir). Kaliteli içerik üretimi konusundaki bilgi birikimi ve tecrübe
yetilerini bir kenara bırakarak bu süreçte etiket ve görsel kullanımı üzerine
duracağız.
Etiket
Oluşturulan bir web
siteye ait iki tür etiketten bahsetmek mümkündür. Bunlardan birincisi <meta
content= ‘‘ name='keywords'/> kodları arasında yer alan ve web site
içeriklerini tanımlayıcı etiketlerdir. Bu tür etiketler web sitenizin genel
içerik kataloğu olarak ifade edebiliriz. Bu web site kodunuzda etiket
kullanımının olmaması web sitenizin taranmasında bir ön koşul değildir. Fakat
bu süreçte Google botların işlerini kolaylaştırmak hiçte fena görülmemektedir.
Buradaki etiket kullanımlarına dikkat edilmeli ve web siteyi tanımlayıcı etiket kullanılmasına gayret edilmelidir.
Bir diğer etiket ise web
site kullanıcısının/kullanıcıların oluşturmuş olduğu içerik veya makaleleri
tanımlayıcı etiketlerdir. Oluşturulan her bir içeriğin arama motorlarında
görünmesini sağlamanın en kestirme, bir o kadarda tehlikeli yoludur. Öncelikle
Google’nin oluşturmuş olduğu içeriklerde yalnızca etiketlerinizi taradığını
ifade etmek yanlış olacaktır. Google botları; kelimelerinizi, görsel
öğelerinizi, başlılarınızı, yorumlarınızı ve yazarı dahi taramakta ve içeriği
anlamlandırmaktadır. Bu anlamlandırma sürecinde kilit tanımlayıcı rolü ise
etiketler üstlenmektedir. Bu durumu basit bir örnek üzerinden ifade edelim: Bu
yazıda etiket türü olarak site başına eklenen kodlarda (<meta content= ‘‘ name='keywords'/>
) yer alan etiketi örnek olarak verdim. Bu bilgi dayanarak etiket kullanımda
“kod” etiketini kullanırsam, Google botları bu etiketi tanımlayıcı kelimeleri
yazım içerisinde aramaya başlayacaktır. Bu süreçteki bu etiketi tanımlayan
kelimelerin bu içerikte yer alıp almadığını, aldıysa da bunun yüzdesini ölçmeye
çalışacaktır. “Kod” etiketini
tanımlayıcı kelimeler bulmadığı taktirde “Spam” olarak etiketlemekte ve bu
etiketi dizine eklememektedir. Diğer etiket kullanımı uygunsa onları
eklemektedir. Bu durum da içeriğin Google tarafından arama motorlarına
eklenmekte fakat bu yanıltıcı etiket veya etiketler yüzünden ilk sıralara
koymamaktadır. Ve bu durum web site içeriklerinin birçoğunda olduğu taktirde
sitenin ilk sıralarda yer almasını oldukça olumsuz etkilemektedir.
Her Şeyin Fazlası Zarar
Etiket kullanımında bir
diğer hata ise çok fazla kullanımıdır. Bu durumu da simüle ederek ifade edelim.
Yukardaki bilgi ışığında öğrendiğimiz gibi her bir etiketin bir anlamlılık
yüzdesi bulunmakta ve tüm bunların toplamının adetine bölümünü alarak içerik
etiket anlamlılığını totalde ifade edebiliriz. Şimdi bu içeriğe üç farklı
etiket yöntemi kullanalım.
ETİKET 1: Google, Google
Etiket, Google Arama,
ETİKET 2: İletişim,
Sosyal Medya, SEM, SEO, Google,
ETİKET 3: İletişim,
Arama, Google, Tık Alma, Görünme, İlk Sırada olma, Hayırlı Cumalar (içeriği Cuma
günü paylaştım).
Yukardaki üç etiket
türünü Google anlamlandırmak istediğinde ETİKET 1 daha üst düzey bir kalite
puanlaması alacaktır. Bu cümleyi ifade etmek çok zor değildir. Çünkü hemen
hemen her bir etiketi tanımlayıcı kelimeler içerikte yer almaktadır. ETİKET 2
kullanımına bakıldığında ise anlamlılık düzeyi olmakla beraber çok yüksek
olmadığı öngörülmektedir. Bu durumda da içerik kalitesi ETİKET 1 kadar yüksek
olmayacaktır. Ve ETİKET 3, sosyal medyada içerik paylaşır gibi etiket kullanımı
söz konusudur. Etiketler tanımsız, kullanım alanı çok geniş vs. sıralanabilir.
Bu tür bir etiket kullanımında içeriğin ön sırada olması oldukça güç olacaktır
(Teşekkürler Google). ETİKET 1 kullanımı sağlamak amacıyla çok fazla genelleme
yapmakta ayrı bir hatadır. Son olarak etiketler sayfa linklerinde
kullanıyorsanız, Robot TXT (bilgi için Google doküman linkini bırakıyorum.
Hâkim değilseniz, kullanmayın) aracılığıyla ilgili etiketleri taramamasını
sağlamalısınız.
Görsel Kullanımı
İçerik oluşturmada görsel kullanımı olmazsa olmazlarımızdandır. İçerik oluşturmada ilgili içeriğe uygun görsel veya görseller kullanımı hem okuyucu ilgisini arttırmakta, hem de Google görsel aramalarda varlığınızı sağlamaktadır. Google botları içeriklerin yanı sıra aynı zamanda görsel öğeleri de taramaktadır. İlgili resmin alt metin ile anlamlı olması koşulu görsel öğenin aramada ön plana çıkmasında önemli bir etkendir. Görsel öğe kullanımında bir diğer dikkate alınması gereken koşul, telif hakkına sahip olan görüntülerin kullanılmasıdır. Bu durum tarama üzerinde tamamen bir olumsuzluk yaratmadığını dile getirmekle beraber, kaliteli içerik değerinizi aşağıya çekecektir. Ayrıca tasarım veya yeniden dizayn edilerek kullanılması durumunda da ilgili görselin adlandırılmasına dikkat edilmelidir. Örneğin; “54ds54sad84ds4d5ada5.pdf “tarzında bir kayıttan daha çok “iletisimzinciri_google_etiket.pdf” tarzında web sitenizin adını taşıyan bir açıklama ile kaydetmeniz daha sağlıklı olacaktır. Bu durumda hem gönderi sahipliğinizi pekiştirmiş olur, hem de görselinizi kullanacak kişi için kaynakça gösterme kolaylığı sağlamış olursunuz.
Büyük zahmet ve bilgi
birikimlerinizle oluşturduğunuz içeriklerin Google tarafından kalite algısını
sağlamak amacıyla etiket kullanımına bu yazımızda değindik. Bu sürecin çok
detay içerdiğini, etiket kullanımının sadece bir etken olduğunu unutmayınız. Yazı
başlıklarınız, tırnak içi ifadeleriniz, kalın ve italik kullanmanız vb. etkenlerde bu süreci etkilemektedir.




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder